Faiz ile kar payı arasındaki fark nedir



Faiz ile kar payı arasındaki fark nedir

Faiz ile kar payı arasındaki fark nedir

faizle-kar-payi-arasindaki-farkSayfamızda ”-Allah faizi haram ve ticareti helal kılmıştır. Faiz paradan, kar ise ticaretten para kazanmaktır.” Dedik. Bir takipçi “-Lan Allah belanı versin. Ne biçim hocasın? Ne fark var faizle kar payı arasında lan.” mesajını yapıştırdı.

Bu tiksindirici mesaja önce sinirlendim. Cevap vereyim dedim, sonra silip engellemeyi tercih ettim. Fakat sonrasında düşündüm: Ya bu kişi gerçekten de faiz ile kar payı arasındaki farkı bilmiyorsa?

Bugün yeryüzü servetinin yüzde sekseni ailelerin yüzde yirmisinde ve özellikle süper zengin birkaç ailede toplanmıştır. Bu adaletsizliği mümkün kılan yegâne araç faiz sistemidir. Eğer kalabalık kitleler faizli kredi çekmeseydi ve zenginlerin paralarını faiz karşılığı kullanmasalardı tek başına ticaret, servetleri asla bir avuç insanın elinde bu denli yoğun biçimde toplatamazdı.

İslam serbest mülkiyeti ve helal zenginleşmeyi meşru kılmıştır. Ancak bunu yaparken ekonomiyi toplumun geneline yayacak en azından orta direği sağlam şekilde yaşatacak mekanizmalar koymuştur. Bunlardan birisi faiz yasağı, diğeri de zekât emridir. Bu iki ilkeye hakkıyla uyan toplumlarda krizler olmaz, zengin fakir uçurumu yaşanmaz, tam bir sosyal adaleti sağlamak mümkün olur. Gelelim tanımlara:

-Kâr: Sattığınız malın alış ve satış fiyatı arasındaki farktır, satıştan kazancınızdır.

-Faiz: Borç verdiğiniz parayı, verdiğinizden daha fazla bir miktarda, örneğin on lira verip on beş lira geri almaktır. 14 asır öncesinin ekonomisinde enflasyon olmadığından, borç paraya her eklenti faizdi. Ancak bugün enflasyon düzenli olarak paranın gerçek değerini eritiyor. Dolaysıyla –benim de görüşlerine katıldığım- kimi âlimler, enflasyon oranındaki farkın faiz olmayacağına hükmettiler. Yani birine on lira verdiyseniz ve enflasyon oranı yüzde on ise, bir yıl sonra on bir lira almak faize girmiyor bu tanıma göre. Çünkü verdiğiniz parayı gerçek değerinden geri alıyorsunuz.

-Banka faizi: -Faiz verirken: Banka müşteriye borç para verir. Parayı ya müşterinin eline verir veya müşteri adına satın alınan ürünün satıcısına öder. Vadesine göre de bir faiz ekler. –Faiz alırken: Vatandaş bankaya para yatırır ve bankadan faiz alır. Her iki durumda bankanın kullandığı öncelikli enstrüman doğrudan paradır. Buradaki para hem enflasyon oranı üzerinde bir payla alınıp satılması itibariyle ve hem de vadesiz yatırılsa bile faiz sisteminde kullanılması itibariyle faizli paradır.

-Kar payı: – Pay alırken: Finans kurumuna paranızı yatırır, iş ortaklığı anlaşması yaparsınız. Kurum sahibi/ortağı olduğunuz sermaye ile bir ticaret yapar, mal alıp satar, para kazanır. Kazandığı paranın sözleşmedeki bir oranını kar payınız olarak size öder. –Pay verirken: Ev alacaksınız, kurum evi satın alır, kendi malı yapar. Sonra da size belli bir kar ekleyerek vadeli satar.

Kafalar nerede karışıyor peki? Bankanın işlemindeki faiz ile, kurumun işlemindeki kar payı miktarı birbirine yakın görünüyormuş. Tamam, ekonomik rekabetçiliğin gereği olarak kurumlar kar paylarını veya faiz oranlarını müşterilerini kaçırmayacak bir dengede ayarlayabilirler. Kurumun koyduğu karın öbürünün koyduğu faize yakın olması, işlemin mahiyetini değiştirmez. Bu bir mal ticaretidir ve satıştan kazanılan paradır. Son olarak banka vatandaşa doğrudan nakit para verebilir. Kredi kartından veya bankadan tüketici kredisi çekebilirsiniz. Ancak finans kurumu hiç bir şekilde nakit para veremez.

“Eğer faizi terk etmezseniz, Allah’a ve elçisine savaş açmış olacağınızı bilin.” (Bakara 279) ayeti her Müminin yürekten ürpermesine yeter. ( Muhammed Bozdağ )


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 23 Ekim 2015

Konu hakkında mesaj gönderin